11 Temmuz 2012 Çarşamba

"Ara"da-12

  Martha Marcy May Marlene (2011)





- Ölüm, hayatın en güzel anıdır.

Toplumsal nefeslerdeki ölülelere iyi bir ötekileştirme. Farklılığın cezbini erken, korkusunu geç yaşarız. Martha bu yolculuğun nefsine aldanıp kendini kusuyor: İnsanların var olmaya ihtiyacı vardır. Kendi varlığının koparılışının ilk adımı.

Kimliğin eşiği aşıldıkça bazıları sadece bırakır kendini. Unutulduğu yer ile avunur. Kıvranmaz, sancı yapmaz. Varlığının kuruntularını kimseye sıçratmaz. Kim olduğunu söylemez, izler. Adlarından kaçtığı kadar adıllarını da terk eder. Herkesten gider, kendi bilincinde kalır. Zihnindeki kayıplarla aralanır, sessiz cümlelerle çoğalır. Çöküşlerin hepsinde fırtınalar kopmaz film bunu itina ile hatırlatır.



6 Temmuz 2012 Cuma

"Ara"da-11


Le Herisson (2009)



 

- Uzun zamandır farkındayım ki gittiğim yolun sonu bir akvaryum.

11 yaşında bir kızın kendi vizöründen serzenişi yaratılışa. Erken çıkmazların çeperinden esniyor öfke:

- Öyle bir dünya ki, bütün yetişkinler, araba camına çarpan sinekler gibi.

12.yaşında ölümü kutlamaya niyetli, gıyabı burjuva çarpıklığında kaybolan her çocuğun bilindik ancak hiç duyulmayan sesi. Yalnızlığın iki resmi: Ebeveyn husumeti ve unutulmuş bir evlat hicvi. Çalakalem bir düşün pençesi değil bu vaktin izleri, varlığın anlamı doldurulmuş her bir çizgide, karakterin küçük gözlerinde ve zihninden kamerasına yansıyan her bir gölgede. Hep bildiğimizi sandığımız kavramların yeni bir özünü döküyor minik elleri ve yandığımız halde sustuklarımıza sıçrıyor kimi görünür kimi görünmez kılanların garabeti.

- Beni tanımadı.
- Çünkü seni daha önce hiç görmedi.

İç daralmalarında züppeliğin kanatlarını kırıyor küçük kahraman. Bilinir ve bilinmezin armonisini çiziyor satır satır kendi kayboluşunun arayışından. Eskizi bol çıkacak bir karakter olmanın ilerisinde bir çocuğun evreni resmediliyor insanlık hacmine.

- Önemli olan ölümün kendisi değil, öldüğünüz anda ne yaptığınız.

1 Temmuz 2012 Pazar

Döngü-38 İçim Eski

Yeni rengin umudu. Seslerde unutulanların yeni yargı tohumu. Yinelenen ezgiler peşinde sürüneceğimizin aşikarlığında var olduğumuza dair en hissedilebilir tutku: Melodi. Bir kadının kızıllığında esiyor şimdi. Arada bıraktığımız gecelerin yeni örse bela ikilemi. Direnci daralan vaktin kaçışına sıkışan bir ben bir sen muhakemesi. Ateşi bendim o masalın, hani o çok eskilerin derinlerinde gezindiği... Dans et hadi!

Döngü-37 Dönüş Garabeti

Bir ahkam ki önce bana sonra varlığıma kesildi. Bir soluğun çabasından ileri bir ben bir de benim dışımdaki evrenin kendi ucubeleri yürüyüp gitti. Evet buradayım ve hep burada olacağım dönüşümün rengini onların sesleri mi ele verecekti. Bir çoğul hükmünün kelimeleri mahkum ettiği bellidir lakin "fikir" doğduğu zihni bilir pek çok zavallı kendi ekmeğiyle kendi kursağını ellere esir etti. Evet ben geldim. Sanki çığlıkların esnedi.

16 Mart 2012 Cuma

Bazen sayfalar dökeriz-7


Tiger Lillies - Sen sadece bir başka kaybedensin!

gevezehayat






Melodram yolu ile karşıya geçen ötekilerin çok sesliliği onlar.  Her bir köşenin kenarından usulca kıvrılanların, kendilerine katlananların tırmanışları var ezgilerinde:  Dipleri öpmek için daha genç olanlara nasihat gibi her bir şarkının rengi!  Zamanın hırıltılarından kendini bir opera sanatçısı olarak yetiştiren Martyn Jacques kendi kayıplarının söyleyeceği çok şey olduğunu her bir ritmde itina ile hatırlatıyor:  Hayatım sadece bir enkaz!  Varlığı yırtık bir kocamışın 1994'te başlayan fırtınası günümüze dek otuz albüm getiriyor.  Ancak İngiliz sanatçı ve müzisyenlerin çoğu gibi, Tiger Lillies de uluslararası kült statüsü elde ederken, yoksulluk ve belirsizlik içinde yaşıyor.

Bazı eğlenceler tersinden başlar.  Gülmek için fazlasıyla karanlık yutmuş olmanız gerekir.  Bazı sesler duyulmaktan fazlasını bekler.  Tiger Lillies zorluyor bu noktada evet  "cehenneme gideceksin"  arkası kesik yankıları kollamak boşuna!  Dünyanın ticari uykulara çekildiği vakitlerde onların çığlıkları yankılanıyor,  evren bir kabare ve onlar durmadan çeviriyor kaderin çarkını gülmek ve ağlmak yalnızca bir melodi arası! Eksik rüyalardan arınmak için iyi bir neden çünkü hiçbir şey gözyaşlarına benzemez!



3 Mart 2012 Cumartesi

Döngü-36 Kelime-i İstifa


October Sky (1999)


Bir kaç ruhun kaçışı kadar,yükselişini de irdelemeye ihtiyaç var. Her rüya görülür ancak her rüya yaşanmaz! Dalgın kozmik rüyaların kendilerine görülme şansı tanınmaz. Hikayede payidar olduğumuz şeyde bu zaten. Bizim hiç şansımız olmadı. Onların vardı ve tepeleme ruhlarla kendilerindeki dışlara açıldılar. Buralara eser mi o rüzgar, içimizde fırtınalar mı  var? Biri bizi yüklense de kaçsak demiyor muyuz  hep? Bu ülkede iyi düşler neden uyur? Uyanması için hiç şans tanımaz! Replik hükmü zayıf ancak bazen anlatmak için  kelimelerden fazlasına ihtiyacımız olduğu ziyadesi ile hatırlatılmış. İçlerine dalanlar ben buradayım, hayır tam burada. Bu tarafa lütfen işte tam karşınızda!  





Yangını nerede başlatacağını çok iyi bilen bir yapım. Kaybolmanız için ithamlar peşinizi bırakmak istemez iken sizin kendinizi bulmanız için yapmanız gereken oldukça basittir: Kendize inanmak. Sadece inanmakla olmadığını da netleştiriyor: Size inananların dürütüleri doğrultusunda yardımlarını da ardınıza bırakması. Düğümlerin bir ebeveyn ve toplum ardılları ile çözüleceği yapım sizi Homer Hickam 'a sürükleyecek. Ve elbet yazılacak çok şey var ancak hayatta izlenim edinmek daha münasip algı çırpınışlarımıza.

16 Şubat 2012 Perşembe

Bazen sayfalar dökeriz-6


Seether - 
Ve söyle kendine, ölümüm olacaksın!
gevezehayat




Dönüşümün paralelerinde kendilerine eğri doğrular edinen Güney Afrikalı post –grunge yer yer alternatif metal grubu olan Seether,  altını çiziyor her bir şarkı sözününün yamacında, değişim kolay değildir.  Her şarkının şiirsel akışı içerisinde başka bir yangının başladığını söylemek  mümkün. “Etrafımdaki hayatletleri takip ediyor ve onlarla bir anlaşma yapıyorum. Her albüm onları biraz daha yakalamak ve onlardan biraz daha kurtulmak eğilimindedir” diyor grup vokali  Shaun Morgan. Ve kavramların iç delilikleri pekiştiriliyor, her parçanın sesleri tanıdık ama bir o kadar uzak varlığın kendi çatışmasının iliklerine.

Bir kargaşanın peşinen hüküm sürdüğü ilk albüm  “Fragile” 2000 yılında koyuluyor yola.  Arşınlanacak nice perişanlığın derinliğinden bir sonraki albüm olan “Disclaimer” geliyor  ve Amy Lee  ile yapılan “Broken” düeti yılın darbesini indiyor piyasanın soluklarına. Ve sonrası inletiyor gövdeleri;  hırçınlaşan durakların sayısı artıyor. 2005 yılında “Karma And Effect” albümü “Remedy”  ile dağılışı hızlandırıyor kendi kaybolmuşluğumuza , 2007 de “Finding Beauty in Negative Spaces”  müziğe yeni bir enjeksiyon veriyor, kaya duruşların imgesi  “Holding Onto Strings Better Left to Fray” 2011 yılının  yüzgeçlerini deliyor. Ancak bir hayalet var ki kovalamanın keyfi ile nefretini yüz yüze veren George Michael incisi  “Careless Whisper” coverı.  Buradaki havayla aşınmak yetmediyse müzik ölür gibi uğrayın suçlu yüzlerin ritmine.

13 Şubat 2012 Pazartesi

"Ara"da-10


Little Miss Sunshine (2006)





Bu dünyada iki çeşit insan vardır:
kazananlar ve kaybedenler.


Bir parodi öznesi adım adım! Küçük bir kızın gövdesinde taşıdığı sefil dünya artıklarını elemek yıkım yıkım!

- Kızın ne yapıyor?
- Ortalığı dağıtıyor.

Kendiliğinden gelen eleştirinin eteklerinde kamburlaşmak. Es geçilenin kuklası hep görmek ama bir o kadar susmak! Bir kıyamet bekliyorsak tam da budur. Köşeleri çizilmiş imge bölmelerinin hangi zemininde sürtersek sırtımız o kadar dirileşir körlüğe. 9*u kendinize eleyin. Uyku halinin bir renk beklemesini eksilterek! Yahut çekin sayfaları parça parça suskunluğunuzu iğneleyerek. Darp edilir şuh bir gece bir gündüz dilenerek!


*Pisagor'a göre dokuzun anlamı.

6 Şubat 2012 Pazartesi

"Ara"da-9

We Need to Talk About Kevin (2011)




Köşeyi dön anne,avuçlarındaki kanı öpüyorum!

Gen hatrının nailleri döşeniyor her bir solukta. Annenin lanet kucağına üşüşen isimsiz bir gölge. Gözleri sızlarken çığlık aralarına, bir kadının zoraki gülüşleri üşüşüyor korkularının nabzına. Daimi dolguların çekimini sızlatın. "Anne ve çocuk" bazen görünenden fazlasıdır. Bir kısım çekimsizleri hecelersiniz kuvveti sağlam akıntılarda, kürekler bir bir kapaklanırken azgın sözcüklerinizdeki vurguna.



Zaman, bir katil yaratır eğer ters esmişse rüzgar kadınlığın ufkuna!